Sürücülerin günlük hayatta sıkça kullandığı donanımları yasal bir zemine oturtan yeni mevzuata göre; ön cama monte edilen telefon tutucular, sürüş güvenliğini artıran araç kameraları (dashcam) ve dikiz aynasına asılan koku veya benzeri aksesuarlar, sürücünün görüş alanını kapatıp bir kör nokta oluşturmadığı müddetçe artık tamamen yasak kapsamı dışında değerlendirilecek.
Teknoloji kullanımını da kolaylaştıran düzenleme sayesinde, araçların orijinal fabrika çıkışlı ekranlarının yanı sıra sonradan eklenen navigasyon, geri görüş ve park desteği, araç içi-dışı kayıt cihazları ile sistem ayarlarını yöneten multimedya akıllı ekranlarına hiçbir şekilde cezai işlem uygulanmayacak.
Özellikle modifiye ve müzikseverleri yakından ilgilendiren araç içi ses sistemleri konusunda ise devrim niteliğinde bir esnekliğe gidildi. Belirlenen teknik standartlara uygun olarak araca entegre edilen ses sistemleri, amfiler (amplifikatör) ve subwoofer gibi donanımların sadece araçta bulunuyor olması artık bir suç unsuru ya da ceza sebebi sayılmayacak.
Bu sistemlere yönelik bir cezai işlem uygulanabilmesi için, müzik sesinin araç dışına taşarak çevredeki vatandaşların huzurunu bozduğunun kolluk kuvvetlerince somut bir şekilde tespit edilmesi ve mutlaka kayıt altına alınması yasal zorunluluk haline getirildi.
Böylece keyfi cezaların önüne geçilmesi hedeflenirken, toplu taşıma tarafında da kurallar netleştirildi; otobüs ve minibüs gibi yolcu taşıyan ticari araçlarda, koltuk arkalarına veya araç içindeki uygun alanlara yerleştirilen bireysel sesli ve görüntülü eğlence cihazlarının kullanımına, yolcu konforunu korumak adına mevcut haliyle devam edileceği bildirildi.