Antalya'da deprem olsa sonuçları ne olur?

Gündem

Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Karataş, Antalya'da bulunan 130 bin binadan 80 bininin ya yenilenmesi ya da yıkılıp yeniden yapılması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin dünyanın aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer aldığını ve Türkiye'nin yüz ölçümünün yüzde 42'sinin birinci derece deprem kuşağı üzerinde olduğunu söyleyen Karataş, Depremin doğa olayı olduğunu ancak afetlerin insanlar eliyle yaşandığını ifade etti. Karataş, ülke tarihinin kara günlerinden olan 17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen hem devlet hem de millet olarak ne ders çıkarıldığını ne de olası depremlere karşı alınan önlemlerin yeterli olmadığını kaydetti. Ülkenin ve şehrin müteahhitlerinin, mühendislerinin, mimarlarının hatta şehir plancılarının yeterli mühendislik hizmeti almamış, imar kurallarına uyulmadan yapılmış, dere kenarlarına doldurulmuş binaların insanların ölümüne neden olduğunun bilinci içinde yapıları depreme hazırlamaları gerektiğine dikkat çeken Karataş " Kazandığımız para sadece yaptığımız işin karşılığı değil, aynı zamanda aldığımız riskin de karşılığıdır. 1999 ‘da yaşadığımız vahim deprem hadisesi sonrası çıkan 4708 sayılı yasa bizim için bir milattır. Bu tarihten önce içinde bu yasayı barındırmayan imalatlar gözden geçirilmek zorundadır. Kentsel dönüşümde amaç, büyük depremlerde ağır can kayıpları yaşanmadan, afetler sonrasında değil, öncesinde sorunları tespit edip, çözerek önlem almak olmalıdır." dedi.

"Antalya'da 80 bin bina ya yenilenmeli ya da yıkılıp yeniden yapılmalı"

Antalya'nın kentleşmenin oldukça eskilere dayandığı bir il olduğunu hatırlatan Deniz Karataş, kentin 2.derece deprem kuşağında olması sebebi ile de bulunan birçok binanın acilen yenilenme vaktinin geldiğini ve hatta geçtiğini söyledi. Karataş şöyle devam etti: " 130 bin Yapı stokunun en az 80 bininin ya yenilenmesi ya da yeniden yıkılıp yapılması gerekmektedir. Belediyeler bu konuda bizlerden de almış oldukları rapor ve çalışmalar doğrultusunda hazırladıkları master planlarını bir an evvel uygulamaya koymalı ve bir an önce harekete geçmelidirler. İstenirse olduğunun en müthiş örneği beş yüz yıldır üzerinden halâ bir tuğlası sökülemeyen, Mimar Sinan’ın başlıca eserlerinden olan İstanbul Süleymâniye Câmii’dir. Öte yandan 1650 yıl öncesinin teknolojisi ile yapılmış Ayasofya dimdik ayakta ve onlarca büyük depremden sapsağlam çıkmıştır. Yine de sağlam çıkacaktır.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.