Özata'dan AGC'de basın özgürlüğü vurgusu

Politika

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Cenk Özatıcı, halk buluşması ve üye katılım töreni için geldiği Alanya’da AGC’yi ziyaret etti. AGC Başkanı ve AGF Genel Başkanı Gaye Coşkun’un yerel medyanın yaşadığı sorunlara ilişkin değerlendirmeler yaptığı ziyarette konuşan Özatıcı, “Yerel gazeteler şu anda belki de Türk demokrasisindeki basın özgürlüğü açısından son kalesi” dedi.


İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Cenk Özatıcı, halk buluşması ve üye katılım töreni programı kapsamında geldiği Alanya’da bir dizi temaslarda bulundu. Program kapsamında Alanya Gazeteciler Cemiyeti’ni (AGC) de ziyaret eden Özatıcı’ya, İYİ Parti Antalya İl Başkanı Ali Adnan Kaya, İYİ Parti Alanya İlçe Başkanı Hilmi Er ve parti yöneticileri eşlik etti. Ziyarette Özatıcı’yı, AGC Başkanı ve Akdeniz Gazeteciler Federasyonu (AGF) Genel Başkanı Gaye Coşkun ile AGC Yönetim Kurulu üyeleri karşıladı. Yerel basının sorunları, basın özgürlüğü, gazetecilerin çalışma koşulları, ekonomik zorluklar, internet gazeteciliğinde yaşanan sıkıntıların gündeme geldiği ziyarette Coşkun, özellikle yerel medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini zor şartlar altında sürdürdüğünü vurguladı. Coşkun, yerel gazetecilerin hem ekonomik sorunlar hem de mesleki haklara ilişkin sorunlarla mücadele ettiğini belirterek, basının güçlü kalmasının demokrasi açısından önem taşıdığını ifade etti. Coşkun, sektörün Basın Meslek Yasası istediğini söyledi.

“DÖRDÜNCÜ KUVVETE İHTİYACIMIZ VAR”


AGC ziyaretinde konuşan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Cenk Özatıcı da, TBMM’nin millet iradesinin tecelli ettiği yer olduğunu belirterek, mevcut sistemde denetim mekanizmalarının zayıfladığını savundu. Yasama, yürütme ve yargının yanında basının da demokrasilerde dördüncü kuvvet olduğunu dile getiren Özatıcı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştirdi. Özatıcı, “TBMM aslında Türk milletinin iradesinin tecelligahı olan yer. Maalesef siyasi iktidarın uhdesinde bir alan olarak bırakıldığı için bir denetleme yok. O zaman da bizim dördüncü kuvvete ihtiyacımız var. Yani yasama, yürütme, yargı üç kuvvet. Dördüncüsü de basın. Ama tabii bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sadece yürütme erkinin, yani hükümetin kontrolünü değil, bizim gözlemimiz ve yaşadığımız realiteyle dört erki de kontrol altına alma meselesini ortaya çıkardı” dedi.

“UMUDUMUZU YEREL MEDYAYA ÇEVİRİYORUZ”

Ulusal medyada kutuplaşma ve propaganda düzeni oluştuğunu ileri süren Özatıcı, yerel medyanın daha özerk bir alan olduğunu söyledi. Yerel gazetelerin basın özgürlüğü açısından önemli bir noktada durduğunu belirten Özatıcı, “Ulusal medyada biz bu kutuplaşmayı, ayrışmayı; kamu ihaleleri üzerinden hükümetin bir yandaş sermaye grubu oluşturarak, bu sermaye üzerinden yandaş medyaları nasıl beslediğini ve bir propaganda makinesi haline getirdiğini gözlemleyebiliyoruz. Onun için de umudumuzu mecburen daha fazla vatandaş olarak yerel medyaya çeviriyoruz. Çünkü yerel medyanın daha özerk bir alanı var. Yerel gazeteler şu anda belki de Türk demokrasisindeki basın özgürlüğü açısından son kalesi” diye konuştu. Yerel basının da siyasi baskılar ve alternatif yapılarla etkisizleştirilmeye çalışıldığını savunan Özatıcı, “Arzu ettikleri sonuç alınamadığı takdirde alternatif yapılar oluşturarak mesleğin onuruna, mesleğin önemine gölge düşürecek birtakım işlere zemin hazırlayarak ve bu işi adeta sulandırarak burayı da bir siyasi alanın etkisi altında bırakmak istiyorlar. Biz buna tamamen karşıyız” ifadelerini kullandı.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.