Ağrı atakları ile gelen bu belirtilere dikkat

Sağlık

Beykent Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Alev Güner, ağrı atakları ile birlikte gelen bazı belirtilerin trigeminal nevralji habercisi olabileceğini belirterek, hastalığın belirtileri ve tedavisine ilişkin önemli ipuçları verdi.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Alev Güner, Trigeminal Nevralji hastalığının belirtileri ve tedavisine yöntemleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Açıklamasına Trigeminal Nevralji hastalığının tanımıyla başlayan Dr. Öğr. Üyesi Alev Güner, “Yüzün tamamının ve başın ön yarısının dokunma hissinin beyne iletilmesini sağlayan sinirin bir rahatsızlığıdır. Yüzün bir yarısında ciddi yanma, batma, elektrik çarpması gibi çok şiddetli ve kısa süreli bir ağrı ile kendini belli eder” dedi.

“Ağrı atakları saniyeler sürebilir”

Ağrı atakları; yüze dokunma, çiğneme, diş fırçalama, rüzgâra maruz kalma, makyaj yapma, yutkunma ve konuşma gibi durumlarda başlayabileceği gibi ayrıca çok sıcak ve soğuk gıdaların alınması, gülümseme gibi yüzün gerildiği durumlarda da nevraljinin başlayabileceğine dikkat çeken Güner, “Ataklar saniyeler sürebileceği gibi defalarca tekrarlayabilir. Zaman içinde atakların sayısı ve süresi artabilir. Hastalar ağrı oluşmadan önce ağrının başlayacağını anlayabildikleri gibi ağrı sonrasında yüzde istemsiz kasılmalar olabilir.” diye konuştu.

Dr. Güner, “Trigeminal Nevraljiye neden olan etkenler arasında Trigeminal sinirin beyin sapından çıkıp geçtiği alanlar üzerindeki anatomik yapılardaki dokuların basısı olabileceği gibi multipl skleroz ve sinir dokusunda hasara yol açabilen diyabet sayılabilir. Aile bireylerinde Trigeminal Nevraljinin bulunması birinci derece akrabalar için de risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Trigeminal nevralji pek çok hastada ağrılı ataklara bağlı olarak kaygı bozuklukları gelişmesine neden olabilmektedir.”

Tanı ve tedavi yöntemleri

Nevralji tedavisinin temelinde nedenin belirlenmesi ve nevralji çeşidine uygun tedavi planının belirlenmesi yattığını ifade eden Dr. Güner, “Öncelikle ayrıntılı bir öykü alınması gerekir ve fizik muayenenin arkasından tetkiklere başlanır. Saptanan nedene bağlı olarak tedavi düzenlenir. Sinir üzerinde bası yapan bir lezyon saptanırsa cerrahi yöntemler uygulanır. Belirli bir lezyon bulunamazsa nevraljinin giderilmesine yönelik semptomatik tedaviye başlanır. Normal ağrı kesiciler genelde etkin değildir. Bazı antiepileptik ilaçların etkisi bilinmektedir. Gerekli durumlarda antidepresanlar da tedaviye eklenebilir. Tedavi edilemeyen nevralji durumlarında kişinin yaşam kalitesi ve iş verimliliğinde önemli düşüşler sonucu ağır depresyon gelişebilir. ifadelerini kullandı.


Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.