ADRES ŞUBAT 2007

TARIM

 

 

 

          

"Narenciyeyi ihraç,
muzu ithal ediyoruz"



Türkiye Yaş Meyve ve Sebze İhracatçılar Birliği ve

Uluslararası Narenciye Örgütü Başkanı Kemal Kaçmaz,

tarım sektörü ve ihracatçının durumunu Adres'e anlattı.

Kemal Kaçmaz... Üç yıl önce Alanya Belediye Başkanlığı görevine talip olmak için geldi Alanya'ya. Ancak kader ona bu şansı tanımadı. Yerel seçimlerin ardından partisi tarafından AK Parti Alanya İlçe Başkanlığı görevi verildi. Üç yıldır bu görevini yürütüyor. Ancak o'nun AK Parti İlçe Başkanlığı görevinin yanı sıra iki ayrı önemli görevi daha var. Bunlardan birisi Türkiye Yaş Meyve ve Sebze İhracatçılar Birliği Başkanlığı diğeri ise Uluslararası Narenciye Örgütü Başkanlığı Kaçmaz’la Türkiye'nin en önemli sektörü olan tarımın durumu ve bu sektörün en önemli kolu olan ihracatla ilgili bir söyleşi yaptık.

-Ali Doğan: Sayın Kaçmaz sondan başlayalım istersen. En son geçtiğimiz aylarda Akdeniz Ülkeleri Narenciye İrtibat Komitesi Dönem Başkanlığına seçildiniz. Bu örgütle ilgili bilgi verirmisiniz?

-Kemal Kaçmaz: Kısa CLAM olan Akdeniz Ülkeleri Narenciye İrtibat Komitesi 1950 yılında İtalya'da kurulmuştur. Akdeniz ülkelerinin turunçgil milli kuruluşlarının temsilcilerinden oluşmaktadır. Şu anda merkezi Madrit'tedir.
Türkiye bu komiteye 1989 yılında üye olmuştur. Üye olan diğer ülkeler İspanya, Fas, İsrail, Tunus, İtalya, Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan, Fransa ve Cezayir'dir.

Üye ülkelerin dışında ortak üyelerde bulunmaktadır. Bunlar Güney Afrika Cumhuriyeti, Arjantin ve Mısır'dır. Clam'ın temsilcileri ayda bir genellikle toplanmaktadırlar ve narenciye sektörüyle ilgili istatistik ve bilgi alışverişinde bulunmaktadırlar. Ayrıca, yasal ve pazar şartlarına bağlı ortaya çıkan sorunlar konuşulmakta ve çözüm önerileri ortaya konulmaktadır.

-Ali Doğan: Sayın Kaçmaz, Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçılar Birliği nasıl bir kurum? Ne iş yapar? Birlikle ilgili bilgi verirmisiniz?

-Kemal Kaçmaz: Türkiye Yaş Meyve ve Sebze İhracatçılar Birliği Ortak Yönetim Kurulu Türkiye genelinde faaliyet gösteren Karadeniz, İstanbul, Uludağ, Ege, Antalya ve Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulları üyelerinden oluşan bir üst kuruldur. Türkiye genelinde ve uluslararası platformda yaş meyve ve sebze ihracat sektörünün temsil etmektedir. Sektörle ilgili gelişmeleri, Avrupa Birliği ile ilişkileri takip etmekte ve sektörünün geleceği adına çalışmalar yapmaktadır.

-Ali Doğan: Siz bu göreve geldikten sonra bugüne kadar ne gibi çalışmalar yaptınız?


-Kemal Kaçmaz: Yaş Meyve ve Sebze sektörünün gelişmesi, 43 milyon tona varan yaş meyve sebze üretimindeki ve ihracatındaki payının artırılması, ülkemizin yaş meyve sebze ihracatçısı ülkeleri arasında hak ettiği yeri alabilmesi için bir dizi çalışmalar yaptık. Örneğin hem Türkçe ve hem de İngilizce olarak yaş meyve ve sebze tanıtım CD'si hazırladık. Türkçe CD'mizde karar vericilere, yaş meyve sebze sektöründe yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini görsel olarak anlattık. İngilizce olarak hazırlamış olduğumuz CD'lerde de Türkiye'nin varolan potansiyelini ithalatçı ülkelerdeki firmalara tanıtma fırsatı bulduk. Diğer taraftan Türkiye'de üretilen ve ana ihraç ürünümüz olan sebze ve meyveleri tespit ettik. Bunların tanıtımı amacıyla katalog hazırlattık. Bugüne kadar sektörümüzün milli düzeyde iştirak etmediği sebze ve meyve fuarlarına 4 yıldır milli düzeyde katılım sağladık. Bunun yanı sıra yaş meyve sebze üretiminin yoğun olduğu bölgelerde üreticiyi bilgilendirme toplantıları düzenledik.

-Ali Doğan: Türkiye'nin üretim miktarı nedir?

-Kemal Kaçmaz: Türkiye'nin 43 milyon ton yaş meyve ve sebze üretimi vardır.
Yaş meyve ve sebze üretimi 2000 yılından bu tarafa sürekli artan bir trend izlemiştir. Taze sebze üretimi içerisinde domates, patates, karpuz, hıyar ve kavun önemli bir paya sahiptir. Meyvede ise; üzüm yaklaşık meyve üretiminin yaklaşım yüzde 32'sini oluşturarak ilk sırada yer almıştır. Bu ürünü elma, portakal, limon ve mandalina izlemiştir.

-Ali Doğan: Size göre üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri nelerdir?

-Kemal Kaçmaz: Türkiye'nin üretimde yaşadığı en büyük sorun; üretimin ve üreticinin kayıt altına alınamamasıdır. Yaşanılan bu sorun üretim planlaması yapılamamasına neden olmakta, aynı zamanda hangi bölgede hangi ürünü, hangi ürünü ne miktarda ürettiğimizi tam olarak bilememekteyiz. Son günlerde bazı bölgelerde üretici birliklerinin hayata geçmesi, üreticilerimizin giderek bilinçli üretim yapar hale gelmesi bu sektörün geleceği adına bizlere umut vermektedir. Üretimde yaşanılan bu sorunun çözümü için de üretim çeşitliliğine gitmemiz ve pazar odaklı üretim yapmamız gerekmektedir. Bir ürünün ihraç değeri olabilmesi için önce ihraç edecek kadar bol olması gerekir. İkinci önemli faktör pazarın istediği çeşit olması gerekir. Hepsinden de önemlisi iyi tarım teknikleriyle üretilmiş olması gerekir. Refah düzeyi artan toplumlarda gıda hijyeni fiyattan önemli hale gelmiştir. Bu nedenle üzerinde durmamız gereken en önemli konu budur. Bu sorunu aşmamız için öncelikli olarak ürün bazında kurulan üretici birliklerine üreticinin üye olması zorunlu hale getirilmelidir. Bu zorunlu hale getirildiği zaman bütün üreticilerimizi kayıt altına almış olacağız. Buna bağlı olarak da
üretim planlaması doğal olarak yapılmış olacak. Diğer taraftar zirai danışmanlık sistemi bütün üretim bölgelerinde oluşturulmalı. Üretilen ürünlerin hem dış pazarlarda hem de iç tüketimde insan sağlığı açısından güvenli ürünler olduğu ortaya konulmalıdır.
 

                       


-Ali Doğan: İhracatta başka ne tür sorunlar yaşıyoruz?

-Kemal Kaçmaz: Ambalajlama, depolama ve nakliyede bir takım sorunlar yaşamaktayız. Örneğin yaş meyve sebze ihracatında soğuk zincirin kırılmaması gerekir. Yükleme ve boşaltma limanlarında uygun terminallerin bulunmaması ve yetersizliği bu zincirin kırılmasına neden olmaktadır. Yaş meyve ve sebzede kolay ve çabuk bozulabilir ürün olduğu için bu konuda acil çözümler ortaya konulmalıdır. Nakliyeyle ilgili olarak da özellikle Karadeniz limanlarında ihracatçılara lojistik destek verilmelidir.
-Ali Doğan: 2006 yılı ihracatımız nedir? ilk sırayı hangi ürünümüz almıştır? 2007 yılından neler bekliyoruz?

-Kemal Kaçmaz: Yaş meyve, sebze ve narenciye ihracatında 2006 yılında bir önceki yıla göre miktarda yüzde 17'lik ve değerde yüzde 19'luk bir artış meydana gelmiştir.
2005 yılı yaş meyve ve sebze ihracatımız 967 milyon 255 bin 767 dolarlık ihracat gerçekleşmişken, 2006 yılında 1 milyar dolarlık psikolojik sınır aşılmış yüzde 19'luk bir artışla
1 milyar 151 milyon 938 bin 173 dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleşmiştir. Yaş meyve sebze grupları içerisinde narenciye miktarda yüzde 19'luk değerde yüzde 18'lik bir artış
göstermiş, 2006 yılında 479 milyon 151 bin 666 dolarlık değerle ilk sırada yer almıştır. Her türlü zorluğa rağmen artarak devam eden yaş meyve sebze ihracatımızın 2007 yılı içerisinde de bir önceki yıla göre artacağı beklentisi içerisindeyiz. Çünkü hem üreticimiz ve hem de ihracatçımız önceki yıllara göre daha da bilinçlenmiş üretimi ve sattığını pazar odaklı hale getirmişlerdir.

-Ali Doğan: Türkiye yaş meyve ve sebze ihracatını yoğun olarak hangi ülkelere yapmaktadır?

-Kemal Kaçmaz: Yaş meyve, sebze ve narenciye ihracatında Rusya Federasyonu, 2006 yılı içerisinde 336 milyon 479 bin dolarla ilk sırayı almış ve bunu Almanya, Ukrayna, Romanya, Suudi Arabistan ve Hollanda takip etmiştir.

-Ali Doğan: Narenciye sektöründe sıkıntılar var? Sizce bu sıkıntının kaynağı ne? Nasıl aşabiliriz?

-Kemal Kaçmaz: Yukarıda bahsettiğimiz gibi her şeyden önce üretim çeşitliliğine gitmemiz lazım. Üretim planlaması yapmamız lazım. Hangi bölgede hangi çeşitten birim alanda daha fazla ürün alabiliriz bunun çalışmasını yapmamız gerekir. Örneğin bir dönüm yerden rakiplerimiz İtalya ve İspanya gibi ülkeler 6-7 ton ürün alabilirken bizler ortalama
3-4 ton ürün alabilmekteyiz. Ürün çeşitliliğine giderek narenciye sezonunun uzatmamız gerekir ve narenciye üretici birliklerinin ne kadar üretim yaptığımız konusunda somut bilgiler vermesi gerekmektedir. Biz bu konuda birlik olarak yaptırım gücü olan narenciye konseyi kurulması konusunda girişimlerde bulunduk ve ürün konseyleri kurulması konusunda Tarım Bakanlığımız harekete geçti. Narenciye Konseyi'nin taslak programı hazırladın. Kurum görüşlerine sunuldu. Bu konseyin hayata geçmesiyle birlikte narenciyenin iç piyasada ve dış piyasada tanıtımı yapılacak. Narenciyeyle ilgili dünyadaki gelişmeler sektör yetkililerinde hızlı bir şekilde duyurulacak. Alınması gereken acil kararlar konusunda bu konsey bürokrasiye takılmadan kararlar alabilecektir.

-Ali Doğan: Sayın Kaçmaz, aynı zamanda iktidar partisinin ilçe başkanlığı görevinde de bulunuyorsunuz. Tarım sektörünün sorunlarının çözümü konusunda hükümetle nasıl bir çalışma içerisindesiniz?

-Kemal Kaçmaz: Hükümetimiz bugüne kadar sadece yaş meyve ve sebzede değil tüm tarım sektörünün gelişmesi için bir dizi yapısal kararlar aldı ve bunu hayata geçirdi.


                                           
-Ali Doğan: Nedir bu kararlar? Biraz açarmısınız?

-Kemal Kaçmaz: Örneğin bugüne kadar bizlerin uzun yıllardan bu yana hayal ettiğimiz tarım sigortasını hayata geçirdi. 2007 yılında sigortanın kapsamını daha da genişleterek tüm sektörün hizmetine sundu. Diğer taraftan sertifikalı tohumda KDV oranı yüzde 1'e düştü, zirai ilaçlarda KDV oranı yüzde 18'den, yüzde 8'e indirildi. Bin köye bin tarım gönüllüsü programını başlattı. Diğer taraftan örtü altı üretimle ilgili barkot uygulaması ve iyi tarım teknikleriyle ilgili yönetmelikler çıkarıldı. Yaş meyve ve sebze
sektöründe de, ihracatçıların tarımsal sanayi sınıfına alınması konusunda karar alındı. Diğer taraftan bürokrasiyi azaltmak için ticari kalite denetimi yeterlilik belgesi verilmesi sağlandı. Üretici birlikleri yasası çıkarıldı. Son günlerde yeni hal yasasıyla ilgili taslak kurum görüşlerine sunuldu. Bütün bunların hayata geçirilmesi ile birlikte yaş meyve ve sebze sektörü, üretimden ihracata kadar disipline edilmiş bir şekilde gelişmesini sürdürecektir. Ayrıca, yine TBMM nezdinde kurulan Yaş Meyve ve Sebze Araştırma Komisyonu'nun yapmış olduğu çalışmaların neticesinin de 2007 yılı içerisinde olumlu neticelerinin alınacağını ümit etmekteyiz.

-Ali Doğan: Türkiye olarak en fazla ne ithal ediyoruz?

-Kemal Kaçmaz: 2006 yılının ilk 9 aylık meyve ithalatına baktığımız zaman ilk sırada Ekvator'u görmekteyiz. Ekvator'dan 45 milyon dolar civarında ithalat yapılmıştır. Bu rakamın yüzde 99.8'lik kısmını muz ithalatı oluşturmaktadır.
KKTC'de ise Türkiye'nin taze meyve ithal ettiği ülkeler sıralamasında ikinci sırada yer almaktadır. KKTC’den ithal edilen en önemli ürün ise portakaldır. Bu iki ülkeyi ise İran, Şili ve Panama izlemiştir.

-Ali Doğan: Neden muz ve portakal ithal ediyoruz?

-Kemal Kaçmaz: Bu arz talep meselesidir. Türkiye'nin üretimi tüketim ihtiyacını karşılamamaktadır. Muz ithalatında yerli üreticiyi koruma amacıyla yüzde 149.5'lik vergi uygulanmaktadır. KKTC'den ihraç ettiğimiz portakal, valensiye türü portakaldır. İhracatı yapılan portakalın bir kısmı da ihraç edilmektedir.

-Ali Doğan: Türkiye ve Dünya küresel ısınmanın getirdiği kurak bir dönemden geçiyor. Bu kuraklık sektöre nasıl yansır?

-Kemal Kaçmaz: Küresel ısınmadan ülkemiz de büyük ölçüde etkilenmektedir. Ümit ederiz ki önümüzdeki iki ay içerisinde Türkiye yeterli miktarda yağış alır ve kuraklık tehditinden kurtulur. Ayrıca hükümetimiz Türkiye'nin yağmur havzaları konusunda bir çalışma yapmaktadır. Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra yağmur havzalarının durumuna göre ürün deseni belirlenecek. Bu konuda Tarım Bakanlığımız üreticilerimizi yönlendirecektir.

-Ali Doğan: Birlik olarak ilçemizde neler yaptınız?

-Kemal Kaçmaz: Göreve geldiğimizden bugüne kadar birliğin toplantısını iki kez Alanya'da gerçekleştirdik. Bu toplantımızın birisine Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanımız Kürşat Tüzmen iştirak etti. Türkiye'nin genel meselelerinin yanı sıra Alanya’nın yerel meselelerini de dile getirdik. Bildiğimiz gibi Dünya Ticaret Örgütü nezdinde müzakerelere ülkemiz adına Sayın Kürşat Tüzmen katılmaktadır. Alanya muzuyla ilgili yaşanılan sıkıntıları anlatma fırsatı bulduk. Bu toplantılardaki amacımız Alanya'da varolan potansiyeli ihracat sektörüne tanıtmaktır. Diğer taraftan Antalya Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ile üreticilerimizi bilgilendirmek amacıyla Konaklı' da ve Toslak' ta üreticilerimizin katılımıyla bilgilendirme toplantısı düzenledik. Bu toplantılar neticesinde Toslak' ta sözleşmeli üretim başladı. Bu da ihracat sektörü adına önemli bir gelişmedir. Bu sözleşmeli seralarda yetişen ürünler direk olarak ihracata gönderilmektedir. Diğer taraftan Güzelbağ beldemizde üreticimize ihracatta önemli payı olan Bursa Siyahı incir fidanı dağıttık. Buradaki amacımız kırsal kesimin kalkınmasına katkıda bulunmaktır. Varolan potansiyeli hayata geçirmektir.

-Ali Doğan: AB'ye tam üyelik süreci Türk tarımını nasıl etkileyecek?


Kemal Kaçmaz: AB'ye tam üye adayı olan ülkemiz bu yeni süreçte Kapenhag kriterlerinin yanı sıra AB'nin 1962 yılında oluşturduğu ve günümüze kadar çeşitli reformlarla geliştirdiği ortak tarım politikası da yer almaktadır.
Bizde bu süreçte AB ortak tarım politikasına uygun olarak sivil toplum örgütleriyle tarımın bütün paydaşlarıyla ortak bir platformda çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde en zor alanlardan birisi olan tarım sektöründe de önemli çalışmalar yaptık. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi çok dinamik bir yapısı olan artık tarım politikasına uyumun sürdürülmesi son derece önem arz etmektedir. Yakın bir gelecekte üreticimizin ve ihracatımızın bilinçlenmesiyle ilgili birlikte ülkemiz AB ülkelerinin yaş meyve sebze ambarı haline gelecektir.