Bu devirde bu çağda yakışmıyor, hemde hiç yakışmıyor! Rezalet!

Yasaklar pandemi vs derken eğrisiyle doğrusuyla, acısıyla tatlısıyla bir kurban bayramını daha geride bıraktık. Rabbim cümlemizi sağlık ve huzur dolu daha nice bayramlara yetiştirsin. 


Bu bayramda ben de zamanımın bir bölümünü çayarası yaylasında akrabalarımla birlikte geçirdim. Malum Alanya’mızın yaylaları oldukça meşhurdur. Bunlardan bir tanesi de çayarası yaylasıdır. Sahil kesimde sıcakların başlamasıyla birlikte insanlar bu yaylalara âdete akın akın göç ederler. Neredeyse yılın yarıdan fazlasını bu yaylalarda geçirip, ekerler dikerler ve kışlık gıdalarının büyük bir bölümünü de bu yaylalarda hazırlarlar. Kısacası yaylalardaki yaşam süreleri sahil kesimden daha fazla desek abartmış olmayız. Şimdi bu girizgâhı niye bu şekilde yaptığımı eminim merak ediyorsunuzdur. 
Dedim ya bayramda zamanımın bir bölümünü ben de burada geçirdim diye… Bu kısacık zaman diliminde öyle şeyler görüp, şahit oldum ki, şaşkınlıktan resmen dudaklarım uçukladı. Eminim gördüklerimi ve şahit olduklarımı sizler de yaşayıp görseydiniz şaşkınlıktan donar kalırdınız. 
Bilmeyenler için söylüyorum.  


Çayarası Alanya’nın en eski ve meşhur köylerinden benim de doğduğum yer olan Şıhlar köyünün yaylasıdır ve geniş bir alan üzerine kurulu birçok mahalleden oluşuyor. Ben de bayramda bu mahallelerden biri olan 50-60 hanelik kızıl belen mevkiindeki akrabalarımın yanında kaldım. Kaldığım kısa zaman içinde neredeyse mahallenin tamamını ziyaret ettim. Ama mahallelilerin tamamı isyanın eşiğindeler. Hanımlar beyler, gençler, yaşlılar, çoluk, çocuk nefes alan herkes ama herkes, dillerinde nerde bu yetkililer, nerde bu devlet, nerede oy zamanı kapılarımızı aşındıranlar diye resmen isyan ediyorlar. Dertlerini anlatsan şuracıkta bir kitap çıkar.  


Gelelim konuya… 


Neresinden başlayıp neresinde bitireceğimi bende bilmiyorum ama dilimin döndüğünce kısaca özetlemeye çalışayım. Sorun,  mahalleye giden elektrik hatlarının ve direklerinin sorunlu olmasıyla, ana trafonun mahalleye olan mesafesinin gereğinden fazla uzak olmasıyla, elektriğin hanelere son derece düşük voltajlarda gitmesiyle ve trafonun yetersiz kalmasıyla ilgili…


Duyduklarımı bir yana bırakıyorum. Gördüklerim bu çağda, bu devirde kelimenin tam anlamıyla bir utanç tablosu bir rezalet! İnsanların evlerinde elektrikli eşyaları defalarca yanmış ve düşük voltaj nedeniyle doğru düzgün çalışmıyor bile…
En vahimini söyleyeyim kendi imkânlarıyla getirip diktikleri elektrik direklerini görseniz yemin ederim gözlerinize inanamazsınız. Çocuk parklarındaki budaklı tırmanma direklerinin benzerleri... Yamulmuş, çürümüş, kısa ve basamak basamak her yeri budaklarla dolu. Bu şu anlama geliyor orada yaşayan insanlar ve özellikle çocuklar büyük tehlike altındalar. Çok rahat basamaklarına tutunarak sözde elektrik direklerine tırmanabiliyorlar. 
Çocuk ya bunlar oynuyorlar. Kısacası orada yaşayan çoluğun çocuğun hayatları büyük tehlike altında. Bu insanlardan birinin başına bir şey gelse bunun hesabını kim verecek? Muhtar dahil bir çok kişiyle konuştum ‘’ Abi müracaat etmediğimiz, gitmediğimiz yer kalmadı. Halledeceğiz, etmek üzereyiz, sıradasınız vs vs… Yıllardır bir türlü ha bu gün ha yarın olayından öte geçemiyoruz’’ diyorlar. 
CK Akdeniz bölge müdürlüğü, Alanya müdürlüğü ve hükümetin yetkilileri başta olmak üzere, tüm ilgili etkili ve yetkili kişilere buradan sesleniyorum. Bu konuyla niye ilgilenmiyorsunuz. Bu kadar önemli ve hayati bir konuyu niye bu kadar sallayıp, öteleyip, insanları oyalayıp duruyorsunuz? Sizin göreviniz vatandaşa hizmet edip, sorunlarını gidermek değil midir? 


Bu insanların mağduriyetlerini niye gidermiyorsunuz, neyi bekliyorsunuz? İllaki daha çok mağdur olup, başlarına Allah muhafaza bir şey mi gelmesini bekliyorsunuz? Bu ayıba, bu rezalete bir an önce son vermeniz gerekmez mi? Zam üstüne zam yaparken, milletin iliğine kadar sömürürken iyi. Ama vatandaşın sorunlarına, mağduriyetlerine gelince bu gün yarın… Bu devirde bu çağda yakışmıyor, hem de hiç yakışmıyor. 
Bu vahim durumu alenen gözler önüne seren birçok resim mevcut elimde bizzat ben çektim. İsteyene, istediği zaman atabilirim. Vatandaşı bu kadar mağdur etmeye hakkınız yok. Vatandaş sizlerden sözde değil, özde hizmet bekliyor. Yarın bu insanların kapılarına oy için gittiğinizde yüzlerine bakacak yüzünüz olsun. Daha çok şey anlatabilirim bu konuyla ilgili ama uzatmamak, sıkmamak adına şimdilik kısa kesiyorum ve bu rezaletin takipçisi olacağımın altını özellikle çiziyorum.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner97

banner121

banner82

banner83