'Gençlik nereye koşuyor?"

'Gençlik nereye koşuyor?"


​Siverek’ten Kahramanmaraş’a kadar uzanan okul baskınları ve hızla artan şiddet olayları, çocuk çeteleri ile akran zorbalığı gibi bir nesli kuşatan vakalar, toplumun en güvenli kalesi sayılan eğitim yuvalarını ciddi bir tartışma odağı haline getirdi. Anahtar Parti Alanya İlçe Başkanı Abdullah Akkuş, son dönemde tırmanışa geçen bu olayların basit birer asayiş vakası olarak görülemeyeceğini, aksine derin bir "toplumsal cinnet hali" olduğunu vurgulayarak yetkilileri ve aileleri acil önlem almaya çağırdı. Akkuş, sokaklardaki ve ekranlardaki şiddet dilinin artık sınıf sıralarına kadar sızdığını ifade ederken, çocukların ve gençlerin suça sürüklenme nedenlerine dair çarpıcı tespitlerde bulundu.


​EKRANLARDAKİ MAFYA ÖZENTİSİ VE DİJİTAL ZEHİR


​Şiddetin sosyolojik köklerine inen Abdullah Akkuş, televizyon ekranlarında boy gösteren ve hukuku kendi eliyle dağıtan mafyatik karakterlerin genç dimağlarda büyük bir tahribat yarattığını belirtti. Günümüzde silahı güç gösterisi, zorbalığı ise "erkeklik" olarak gören tehlikeli bir akımın geliştiğine dikkat çeken Akkuş, bu kültürel yozlaşmaya dijital dünyanın karanlık yüzünün de eklendiğini söyledi. Şiddet içerikli oyunların ölümü normalleştirdiğini, sosyal medyadaki "linç kültürü" ve "meydan okuma" akımlarının ise suçu bir statü sembolü haline getirdiğini ifade eden Akkuş, hak aramak için sesini duyurmaya çalışan eğitimcilerin maruz kaldığı sert müdahalelerin ve öğretmenlerin itibarsızlaştırılmasının geleceğe dair umutsuzluğu tetiklediğini dile getirdi. Bu durumun gençleri empati yeteneğinden yoksun bırakarak şiddeti tek iletişim dili olarak benimsemeye ittiği uyarısında bulundu.


​TOPYEKÛN REHABİLİTASYON VE CAYDIRICI HUKUK ŞART


​Çözümün sadece polisiye tedbirlerle mümkün olmayacağını savunan Abdullah Akkuş, toplumun her kesimini kapsayan bir seferberlik önerisinde bulundu. RTÜK’ün şiddet özendiren yapımlara karşı "kültürel bir temizlik" başlatması gerektiğini belirten Akkuş, okul-aile ve sosyal hizmetler üçgeninin kağıt üzerinde kalmadan sorunlu aileleri yakın takibe alması gerektiğini vurguladı. Eğitim sisteminin sadece teknik bilgi değil, merhamet ve hukuk bilinci aşılayan bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade eden Akkuş, hukuk sisteminde de "çocuktur yapar" anlayışının terk edilerek okulda veya başka alanlarda işlenen suçlara karşı ıslah edici ve daha caydırıcı düzenlemeler getirilmesi çağrısında bulundu. Özellikle öğretmenlerin yetkilerinin artırılması gerektiğini belirten Akkuş, pedagojik formasyon almış eğitimcilerin, veliler tarafından en küçük bir olayda şiddete maruz kalmasının veya ailelerin öğretmenleri dinlemeden çocukların beyanıyla okul basmasının eğitimcilerin elini kolunu bağladığını söyledi. Bu durumun öğretmenlerin sorunları tespit etseler dahi çekinip dile getirememelerine yol açtığını ifade eden Akkuş, ailelerin çocuklarını emanet ettikleri eğitimcilerle şiddet diliyle değil, daha sağlıklı bir iletişim kurmaları gerektiğini vurguladı. Ailelerin çocuklardaki psikolojik değişimleri gözlemleyip profesyonel yardım almalarının ve benzer şekilde sorunlu ailelere de psikolojik destek sunulmasının önemine değinen Akkuş, "Bir çocuğu eğitmek o toplumun geleceğini inşa etmektir" diyerek tüm siyasi partileri bu toplumsal yangını söndürmeye davet etti.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner97

banner82

banner83