Toprağın korunmasında doğal arıtma sistemi

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) işbirliğinde “Yeşil Mutabakat Yolunda Antalya Tarım Topraklarının Sürdürülebilir Kullanımı” başlıklı panel düzenlendi.

Toprağın korunmasında doğal arıtma sistemi


Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nisa Mencet Yelboğa, yeşil mutabakatta en sıkıntılı alanların enerji, konut, ulaştırma ve altyapı olduğunu söyledi. Avrupa Birliği’nin ticaretini yeşil mutabakata göre belirlediğini belirten Yelboğa, bu kriterlere uymayan ülkelerin ek vergi yükü altına gireceğine dikkat çekti.
Yeşil mutabakatta, toksik içermeyen bir çevre ve kirliliği azaltmak için toprak kirliliğinin önlenmesinin öngörüldüğünü belirten Yelboğa, toprağın en büyük karbon yutak alanı olduğunu kaydetti. Yelboğa, “Bir hektarda depolanan karbon miktarı ormanda 56 ton, mera alanlarında 50 ton, tarım alanlarında 36 tondur” dedi. Toprağın, biyosferdeki en büyük karbon havuzlarından biri olduğu, iklim değişikliğine karşı adaptasyon ve uyum yeteneğini artırdığını vurgulayan Yelboğa, ABD’de toprakta karbon tutan çiftçilere ayrıca destek ödemeleri yapıldığını, bu yöndeki uygulamaların teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Yelboğa, sürdürülebilir bir gelecek için gerekli karbon salınımını önleyici önlemlerin zamanında ve etkin şekilde alınması gerektiğini ifade etti.

Kirlenen toprağın geri dönüşü yok

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şule Orman, toprağın ortamdaki zararlı maddeleri bünyesine alan, onları bünyesindeki çeşitli fraksiyonlara bağlayan, zararlı maddeleri uzaklaştıran doğal arıtma sistemleri olduğunu söyledi. Orman, “Toprak, doğal arıtma sistemimiz olsa da çok kirlendiğinde geri dönüşümü gerçekten zor oluyor” dedi. Toprağın organik ve kimyasal gübrenin aşırı kullanımı, pestisit kullanımı, aşırı ve bilinçsiz sulama, anız yakılması, yanlış arazi kullanımı gibi nedenlerle kirletildiğini belirten Orman, “Tarımdaki yanlış uygulamalar nedeniyle toprağımız her geçen gün kirleniyor. Sulama, ilaçlama, gübreleme uygulamalarını bilimin ışında, kontrollü şekilde yapmalıyız. Sürdürülebilir toprak yönetimine yönelik yatırımlar artırılmalı, toprak dostu uygulamalar yaygınlaştırılmalı” diye konuştu.

İklim değişikliğine karşı mera alanı

banner111

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sema Gün, tarım alanlarının amaca uygun kullanımı için doğru planlanması gerektiğini söyledi. İklim değişikliğine karşı yapılan uygulamalarda mera alanlarının önemini vurgulayan Gün, mera alanlarının kentsel dönüşme kurban edildiğini söyledi. Gün, Cumhuriyetin ilk yıllarında 44 milyon hektar olan mera alanının 14 milyonlara kadar düştüğünü kaydetti. Gün, “Mera alanlarının iklim değişikliğiyle mücadelede sıfır maliyetli bir mücadele yöntemi olarak karşımıza çıkıyor” dedi.
DSİ 13. Bölge Müdürü Hayrullah Coşkun, Antalya’nın 17 milyar metreküplük yer altı ve yerüstü su havza bulunduğunu, Türkiye su varlığının yüzde 7.6’sının Antalya’da bulunduğunu kaydetti. Tarım topraklarını korumak için yaptıkları çalışmaları anlatan Coşkun, arazi toplulaştırma çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Çevrimiçi düzenlenen panelin moderatörlüğünü Gazeteci Galip Umut Özdil yaptı. Panele, Devlet Su İşleri (DSİ) 13. Bölge Müdürü Hayrullah Coşkun, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Sema Gün ile Doç. Dr. Nisa Mencet Yelboğa ve Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şule Orman konuşmacı olarak katıldı.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner97

banner121

banner82

banner83